Malpraktis; Türk Tabipleri Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 13. maddesinde "Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi 'hekimliğin kötü uygulaması'" şeklinde tanımlanmıştır.
Malpraktis Davaları Nedir?
Malpraktis davaları hekimin tıbbi uygulama hatası neticesinde karşılaşma ihtimali bulunan davalardır. Bu davalar iki kategoride incelenir:
- Ceza davası: Hekimin kasıtlı ya da taksirli eylemi sonucu bir suç oluşmuşsa ceza hukuku kapsamında açılan dava.
- Tazminat davası: Maddi ve manevi zararın tazmini için açılan hukuk davası.
Zamanaşımı Süreleri
Malpraktis davalarında zamanaşımı, davalının idare mi özel hastane mi olduğuna göre farklılık gösterir:
- Kamu hastanelerinde: Zararın ve doktor hatasının öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halükarda olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru zorunludur; ardından idare mahkemesinde dava açılabilir.
- Özel hastanelerde: 5 yıllık zamanaşımı uygulanır.
- Haksız fiil kaynağında: TBK m. 72 uyarınca zararı ve sorumluyu öğrenmeden itibaren 2 yıl, fiilin gerçekleşmesinden itibaren 10 yıl.
Kamu Hastanelerinde Sorumluluk
Kamu hastanesinde gerçekleşen tıbbi hatalar nedeniyle İdare Mahkemesinde tam yargı davası açılır. İdarenin hizmet kusuru sorumluluğuna gidilebilir; teşhis, tedavi veya sonraki bakım yükümlülüğüne aykırılık bu kapsamda değerlendirilir.
Özel Hastanelerde Sorumluluk
Bağımsız çalışan ya da özel sağlık kuruluşunda görev yapan hekime karşı malpraktis davası Tüketici Mahkemelerinde açılır. Dava öncesi arabuluculuk zorunludur.
İlgili Mevzuat
- TCK m. 81-82 (kasten öldürme), m. 83 (ihmali davranışla öldürme), m. 86-87 (yaralama)
- Hasta Hakları Yönetmeliği m. 11: "Tababetin ilkelerine aykırı ya da aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz."
- Avrupa Biyotıp Sözleşmesi m. 4 (Anayasa m. 90/5 kapsamında iç hukukun parçasıdır)
- Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi m. 13
Tazminat davalarında uzman avukat desteği için Balgat Hukuk tazminat sayfamızı inceleyin →