aile-hukuku

Nafaka Kaldırma Davası 2026: TMK 176/3 Şartları ve Sona Erme

Balgat Hukuk & Arabuluculuk Bürosu

Nafaka kaldırma davası, boşanma sonrası hükmedilen yoksulluk veya iştirak nafakasının, kanunda belirlenmiş sebeplerden birinin gerçekleşmesi nedeniyle tamamen sona erdirilmesi için açılan bir davadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176/3 uyarınca; alacaklının yeniden evlenmesi, fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi nafakanın kaldırılması sebeplerindendir. Bu rehber 2026 yılında nafaka kaldırma davasının şartlarını, sebeplerini, ispat yükünü ve örnek dilekçesini detaylı şekilde açıklamaktadır.

Nafaka Kaldırma Davası Nedir?

Nafaka kaldırma davası, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla bağlanan nafakanın ileriye etkili olarak tamamen sona erdirilmesini sağlayan davadır. Bu dava, azaltma davasından farklıdır: azaltmada nafaka miktarı düşürülürken kaldırmada nafaka tamamen son bulur. Detaylı karşılaştırma için nafaka azaltma davası rehberimize bakabilirsiniz.

Nafaka kaldırma sebepleri ikiye ayrılır:

  • Kendiliğinden sona erme sebepleri: Mahkeme kararına gerek olmaksızın nafaka biten haller (yeniden evlenme, ölüm).
  • Mahkeme kararıyla sona erme sebepleri: Dava açılması ve mahkemece tespit edilmesi gereken haller (fiili birliktelik, yoksulluğun sona ermesi, haysiyetsiz hayat).

Yasal Dayanak — TMK 176/3

Nafaka kaldırma davasının temel hukuki dayanağı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 176/3'tür:

TMK m. 176/3: "İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır."

Bu hüküm yalnızca yoksulluk nafakası için uygulanır. İştirak nafakası için TMK m. 182 ve 328-331 hükümleri sona erme sebeplerini ayrı düzenler. Çocuğun reşit olması veya kendi kazancıyla geçinmesi gibi haller iştirak nafakasını sonlandırır.

Yeniden Evlenme — Otomatik Sona Erme

Nafaka alacaklısı eşin yeniden resmi nikahla evlenmesi, yoksulluk nafakasını kendiliğinden sonlandırır. Bu durumun temel özellikleri:

  • Evlilik tarihi itibarıyla nafaka kendiliğinden sona erer,
  • Mahkeme kararına gerek yoktur,
  • Borçlu ödemeyi evlilik tarihinde durdurabilir,
  • Evlilik tarihinden sonra ödenen tutarlar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilebilir,
  • İhtiyati tedbir olarak mahkemeden tespit kararı talep edilmesi tavsiye edilir.

İspat Aracı

Yeniden evlenme nüfus müdürlüğünden alınacak evlilik kayıt belgesi ile ispat edilir. Borçlu, icra dairesindeki dosyaya bu belgeyi sunarak takibi durdurabilir. Eğer icra dosyası açıksa nafaka icra takibi rehberindeki süreç işletilir.

Fiilen Evliymiş Gibi Yaşama

Yasanın 4444 sayılı Kanunla getirilen değişiklikle, nafaka alacaklısının "evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması" nafaka kaldırma sebebi haline getirilmiştir. Bu olgu için aranan kriterler:

1. Süreklilik

İlişkinin geçici, kısa süreli veya rastlantısal olmaması, süreklilik arz etmesi şarttır. Yargıtay genellikle en az 6 aylık birlikte yaşamayı yeterli kabul eder.

2. Ekonomik ve Sosyal Birliktelik

Aynı evde yaşama, ortak harcama yapma, sosyal çevrede çift olarak tanınma, birlikte tatil yapma gibi davranışlar evlilik benzeri ekonomik ve sosyal birliği gösterir.

3. Aleniyet

İlişkinin gizli değil, çevre tarafından bilinen ve gözlemlenebilir nitelikte olması aranır. Komşu, akraba ve iş arkadaşı tanıklıkları önemli delildir.

İspat Araçları

  • Adres tespiti — muhtarlık ikametgah kayıtları,
  • Tapu kayıtları, kira sözleşmeleri,
  • Elektrik, su, doğalgaz faturalarının ortak hesaba yazılması,
  • Sosyal medya paylaşımları, ortak fotoğraflar,
  • Tanık beyanları (komşu, akraba, iş arkadaşı),
  • Ortak çocuk doğumu,
  • Yoklama tutanakları (mahkemece zabıta marifetiyle).

Yoksulluğun Sona Ermesi

Yoksulluk nafakasının temel şartı, alacaklının boşanma sonucunda ekonomik olarak zorluğa düşmesidir. Bu yoksulluk hâli sona erdiğinde nafaka da kaldırılır. Yoksulluğun sona ermesi olarak değerlendirilen başlıca durumlar:

Düzenli Gelir Elde Etme

  • Düzenli bir işe girme,
  • SGK sigortalı olarak çalışmaya başlama,
  • Serbest meslek erbabı olarak gelir elde etme,
  • Emekli aylığı bağlanması,
  • Düzenli kira geliri.

Mal Varlığı Edinme

  • Miras yoluyla taşınmaz veya taşınır kazanma,
  • Bağış veya hibe ile mal edinme,
  • Piyango, şans oyunu gibi yolla büyük kazanç,
  • Şirket sahibi olma.

Yoksulluğun Değerlendirilmesi

Yargıtay, yoksulluk kavramını "kişinin asgari yaşam standartlarını karşılayamaması" olarak tanımlar. Asgari ücretten az gelir veya hiç geliri olmama yoksulluk göstergesidir. Ancak asgari ücret üzerinde gelir tek başına yoksulluğun bittiğine kesin karine değildir; tarafların yaşam standardı, sağlık durumu ve bakım yükümlülükleri de dikkate alınır.

Haysiyetsiz Hayat Sürme

Haysiyetsiz hayat sürme, toplumun genel ahlak ve adap kurallarına aykırı, sürekli ve alenî davranışlarla yaşam tarzı oluşturmaktır. Yargıtay'ın benimsediği kriterler:

Süreklilik ve Yaşam Tarzı

  • Tek bir olay veya geçici davranış yeterli değildir,
  • Davranışın yaşam tarzı haline gelmesi gerekir,
  • Tekrarlanan ve süreklilik arz eden eylemler aranır.

Örnek Davranışlar

  • Sürekli ve mesleki düzeyde fuhuş,
  • Düzenli olarak kumarhane ve şans oyunlarına bağımlılık,
  • Uyuşturucu madde kullanımı ve ticareti,
  • Düzenli alkol kötüye kullanımı,
  • Adi suç işleme alışkanlığı.

İspat Araçları

  • Mahkeme kararları (kesinleşmiş ceza mahkumiyeti),
  • Polis-jandarma tutanakları,
  • Tanık beyanları,
  • Sosyal medya paylaşımları,
  • Hastane kayıtları (madde bağımlılığı için).
Önemli: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi yerleşik içtihatlarına göre, nafaka alacaklısının bir kez kumar oynaması veya bir kez suç işlemesi haysiyetsiz hayat sürme olarak nitelendirilemez. Eylemin sürekli, alenî ve yaşam tarzı haline gelmiş olması şarttır.

İştirak Nafakasının Sona Ermesi

İştirak nafakası (çocuk nafakası), TMK m. 176/3'ün konusu değildir. Bu nafaka türünün sona erme sebepleri farklıdır:

  • Çocuğun 18 yaşını tamamlaması: Kural olarak sona erer; ancak eğitim devam ediyorsa TMK m. 328 uyarınca yardım nafakasına dönüşebilir,
  • Çocuğun evlenmesi: Kural olarak nafaka biter,
  • Çocuğun kendi kazancıyla geçinmesi: Düzenli gelir elde etmeye başlama,
  • Velayet değişikliği: Velayet ödeyen tarafa geçerse nafaka kalkar,
  • Çocuğun veya yükümlünün ölümü.

Çocuk eğitimine devam ediyorsa (üniversite, yüksek lisans) iştirak nafakası, yardım nafakası adı altında devam edebilir. Bu konuda iştirak nafakası rehberimize bakabilirsiniz.

Nafaka Kaldırma Dilekçe Örneği

... AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ'NE

DAVACI: [Ad-Soyad, TC No, Adres]
DAVALI: [Eski eş bilgileri]
KONU: TMK m. 176/3 uyarınca nafakanın kaldırılması talebi.

AÇIKLAMALAR:
1- Taraflar arasında [tarih] tarihinde [mahkeme] [E/K] sayılı dosyadan boşanma kararı verilmiş, karar [tarih] tarihinde kesinleşmiştir.
2- Karar uyarınca müvekkilim, davalı [eş] için aylık [tutar] TL yoksulluk nafakası ödemekle yükümlü kılınmıştır.
3- Davalı [eş], [tarih] tarihinden itibaren [üçüncü kişi] ile [adres] adresinde resmi nikah olmaksızın fiilen evliymiş gibi birlikte yaşamaktadır. Bu durum süreklilik arz etmekte olup aleni nitelik kazanmıştır (EK: ikametgah araştırması, tanık listesi, fotoğraflar).
4- Davalının fiilen evlilik birliği içinde yaşadığı, sosyal çevrede çift olarak tanındığı, ortak ekonomik birlik kurulduğu somut delillerle ispatlanabilecektir.
5- TMK m. 176/3 hükmü uyarınca alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması nafakanın kaldırılmasını gerektirmektedir.

HUKUKİ NEDENLER: TMK m. 175, 176, HMK ilgili hükümleri.
DELİLLER: Nüfus kayıtları, ikametgah araştırması, tanık beyanı, fotoğraflar, sosyal medya çıktıları, yoklama tutanakları, bilirkişi incelemesi.

TALEP:
- Davalı eş lehine hükmedilmiş bulunan aylık [tutar] TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren kaldırılmasına,
- Yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim.

[Tarih] — [İmza]

Nafaka kaldırma davası açmak, savunma yapmak veya nafakanın sona erdirilmesi konusunda hukuki destek almak isteyenler Balgat Hukuk iletişim sayfası üzerinden büromuza ulaşabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka kaldırma davası nerede açılır?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davalının (nafaka alacaklısının) yerleşim yeri mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

Yoksulluk nafakasının kaldırılmasıyla azaltılması arasındaki fark nedir?

Azaltma davasında mali durumdaki esaslı değişiklik gerekçe gösterilerek nafaka miktarı düşürülür; ödeme devam eder. Kaldırma davasında ise TMK m. 176/3'teki dört sebepten birinin gerçekleşmesi halinde nafaka tamamen sona erer. Kaldırma için daha sıkı şartlar aranır.

Karşı taraf yeniden evlendi ama söylemedi, ne yapmalıyım?

Borçlu, nüfus müdürlüğünden alacağı evlilik kayıt belgesiyle evlilik tarihinden itibaren ödenen nafakaların iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilir. Aynı zamanda icra dosyasının kapatılması ve gelecek ödemelerin durdurulması için mahkemeden tespit kararı istenebilir.

Eski eşim sevgilisiyle yaşıyor ama evlenmiyor, ne yapabilirim?

TMK m. 176/3'teki "fiilen evliymiş gibi yaşama" sebebine dayanarak nafaka kaldırma davası açabilirsiniz. Önemli olan ilişkinin süreklilik, ekonomik birliktelik ve aleniyet kazanması durumudur. Adres tespiti, tanık beyanı, sosyal medya delilleri ile ispat edilir. Tek başına aynı evde kalmak yetmez; ilişkinin evlilik benzeri olduğu tüm yönleriyle ortaya konulmalıdır.

Çocuk üniversiteye gidiyorsa iştirak nafakası devam eder mi?

Çocuk 18 yaşını tamamladığında iştirak nafakası kural olarak sona erer. Ancak çocuk eğitimine devam ediyorsa TMK m. 328 uyarınca "yardım nafakası" olarak isteyebilir. Yardım nafakası çocuğun kendisi tarafından, kendi adına dava açarak istenir.

Nafaka kaldırma davasında avukat zorunlu mu?

Avukat zorunlu değildir ancak şiddetle tavsiye edilir. Özellikle "fiilen evliymiş gibi yaşama" veya "haysiyetsiz hayat" gibi olguların ispatı, delil toplama ve usul hatalarından kaçınma açısından avukat desteği önemlidir. Yanlış yürütülen davalar kesin hüküm engeli oluşturabilir.

Karar kesinleşmeden önce ödenen nafaka iade edilir mi?

Genel kural olarak iade istenemez. Ancak yeniden evlenme nedeniyle nafaka kendiliğinden sona erdiğinden, evlilik tarihinden sonra ödenen nafakalar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilebilir. Fiili birliktelik veya yoksulluğun sona ermesi sebebine dayalı kararlarda iade kural olarak istenmez.

Sorumluluk Reddi Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Nafaka kaldırma davasının başarıyla sonuçlanması için bir avukatın değerlendirmesi tavsiye edilir.