Engelli işçi hakları, hem 4857 sayılı İş Kanunu hem de 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ile özel olarak güvence altına alınmış bir hukuki rejimdir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 30 işverenlere kontenjan dahilinde engelli istihdamı zorunluluğu getirirken; 5378 sayılı Engelliler Kanunu ayrımcılık yasağı, makul uyumlaştırma ve erişilebilirlik standartlarını düzenler. Bu rehber; engelli işçi kotası, hesaplama yöntemi, Hazine tarafından karşılanan SGK prim teşviki, makul uyumlaştırma zorunluluğu, engelliliğe dayalı fesih hâlinde işçinin başvurabileceği hukuki yollar, erken emeklilik şartları ile dava ve arabuluculuk sürecinin ayrıntılarını içerir. Hem engelli çalışanlar hem de kontenjan yükümlüsü işverenler için 2026 yılı itibarıyla geçerli mevzuat ve Yargıtay yaklaşımı esas alınarak hazırlanmıştır.
İçindekiler
Engelli İşçi Kimdir, Yasal Tanım
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun m. 3 uyarınca engelli, fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen birey olarak tanımlanmıştır.
İş Kanunu m. 30 kapsamında engelli işçi statüsü için aranan kriter ise çalışma gücünün en az %40'ından yoksun olunduğunun Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen sağlık kuruluşlarınca düzenlenen sağlık kurulu raporu ile belgelenmesidir.
Bu raporun temel özellikleri:
- Sağlık Bakanlığı'nın yetkilendirdiği devlet hastaneleri veya üniversite hastanelerinden alınır,
- Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu (EÇSKR) standardına uygun düzenlenir,
- Engellilik oranını ve süresini içerir,
- Sürekli veya süreli olabilir; süreli raporlarda yenileme tarihinde tekrar başvuru gerekir.
İş Kanunu m. 30 — Kota Sistemi
4857 sayılı İş Kanunu m. 30 hükmüne göre kontenjan uygulaması şu şekildedir:
- Özel sektör işverenleri: Elli veya daha fazla işçi çalıştıran (tarım ve orman işletmelerinde 51 ve fazla) işyerlerinde %3 engelli,
- Kamu işverenleri: Aynı işyeri eşiğinde %4 engelli ve ayrıca %2 eski hükümlü veya terörle mücadelede malul sayılmayacak şekilde yaralananları,
- İşçilerin uygun işte istihdamı: Bu kişilerin mesleklerine, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırılması zorunludur.
İşveren, çalıştırmakla yükümlü olduğu engelli işçileri Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) aracılığıyla sağlamak zorundadır. İŞKUR tarafından gönderilen engelli işçi, sağlık kurulu raporunda belirtilen iş ve mesleki niteliklere uygunsa işveren bu kişiyi 15 gün içinde işe başlatmakla yükümlüdür.
Kota Nasıl Hesaplanır?
Kontenjan hesabında dikkate alınacak ilkeler:
- Aynı il sınırları içindeki işyerleri toplanır: İşverenin aynı il sınırları içerisinde birden fazla işyeri varsa, kontenjan açısından bu işyerlerinin toplam işçi sayısı esas alınır,
- Yarımdan az kesir dikkate alınmaz, yarım ve fazlası tama yuvarlanır,
- Yer altı ve su altı işlerinde çalışan işçiler, toplam işçi sayısının hesabında dikkate alınmaz (m. 30/2 son cümle),
- Bir engelli işçi tam iki normal işçi sayılır oluşumu mevzuatta yer almaz; her engelli işçi, kontenjan açısından bir engelli sayılır.
İŞKUR'dan engelli işçi talep edilip uygun aday gönderilmemesi durumunda, işveren kontenjan açığından doğan idari para cezasına maruz kalmaz; ancak bunun ispatı işverene aittir.
SGK Prim Teşviki ve Hazine Desteği
İş Kanunu m. 30/6 ve 5510 sayılı Kanun düzenlemesi uyarınca, engelli istihdamı yapan özel sektör işverenleri için iki düzeyli prim teşviki uygulanır:
- Kontenjan dahilindeki engelli işçi: Prime esas kazanç alt sınırı (asgari ücret) üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren paylarının %100'ü Hazine tarafından karşılanır,
- Kontenjan fazlası veya yükümlü olunmadan çalıştırılan engelli: Aynı şekilde işveren payının %50'si Hazine tarafından karşılanır,
- Teşvikten yararlanmak için aylık prim ve hizmet belgelerinde engelli işçinin doğru kanun numarası (14857) ile bildirilmesi gerekir,
- Cari ay prim borcu olmayan ve yasal süresinde bildirim yapan işverenler teşvikten yararlanır.
İdari para cezasına ek olarak, kontenjan açığı tespit edilen işyerinin SGK prim teşviklerinden yararlanma hakkı askıya alınabilir; bu nedenle uyumun bütüncül olarak sağlanması işveren açısından mali öneme sahiptir.
5378 Sayılı Kanun ve Makul Uyumlaştırma
5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun m. 3/m hükmüne göre makul düzenleme; engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını sağlamak için, belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri ifade eder.
İş yaşamında makul uyumlaştırma örnekleri:
- Fiziksel erişim: Rampa, otomatik kapı, engelli asansörü, engelli tuvaleti, geniş geçit,
- Donanım uyarlaması: Ekran büyütücü/okuyucu yazılım, Braille klavye, ergonomik masa-sandalye,
- Esnek çalışma: Çalışma saatlerinin tedavi ve fizyoterapi randevularına göre uyarlanması, uzaktan çalışma imkânı,
- Görev tanımı uyarlaması: İşçinin engellilik durumuna uygun pozisyon belirleme, ağır kaldırma içermeyen görev,
- İletişim: İşitme engelli için yazılı bildirimleri esas alma, işaret dili tercümanı.
Makul uyumlaştırma yapılmaması, doğrudan ayrımcılık olarak kabul edilir. İşveren yalnızca uyumlaştırmanın ölçüsüz ya da aşırı yük getirdiğini ispatlarsa yükümlülükten kurtulabilir; bu ispat yükü tamamen işverene aittir.
Engelliliğe Dayalı Ayrımcılık Yasağı
Hem 5378 sayılı Kanun m. 4/A hem de 4857 sayılı İş Kanunu m. 5, engelliliğe dayalı doğrudan ve dolaylı ayrımcılığı yasaklamıştır. Yasaklanan davranışlar:
- Engellilik gerekçesiyle işe alımdan kaçınma,
- Aynı işi yapan engelli ve engelsiz işçiye farklı ücret ödenmesi,
- Engelli işçinin terfide, eğitimde, sosyal haklarda dışlanması,
- Engelliliğe yapılan eşit davranma yükümlülüğünün ihlali (detay için eşit davranma yükümlülüğü rehberi),
- Engelli işçinin işten ilk çıkarılan grup olarak belirlenmesi.
Ayrımcılığa uğradığını ileri süren işçi, 4857 m. 5/6 uyarınca yoksun bırakıldığı haklara ek olarak 4 aya kadar ücreti tutarında ayrımcılık tazminatı talep edebilir. İspat yükü ters çevrilmiştir: işçi ayrımcılığa ilişkin makul emare sunarsa, işveren ayrımcılık yapmadığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Engelli Sigortalı Erken Emeklilik
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 28 uyarınca, çalışma gücü kayıp oranına göre engelli sigortalılar yaş şartı aranmaksızın erken emekli olabilirler:
- %60 ve üzeri kayıp: 15 yıl sigortalılık + 3.960 prim günü,
- %50–%59 arası kayıp: 16 yıl sigortalılık + 4.320 prim günü,
- %40–%49 arası kayıp: 18 yıl sigortalılık + 4.680 prim günü.
Bunun için SGK Sağlık Kurulu raporu alınması ve raporda çalışma gücü kayıp oranının açıkça belirtilmesi şarttır. Engelli sigortalı emekliliği vergi indirimi hakkıyla da birlikte değerlendirilebilir; gelir vergisi indiriminden yararlanmak için Gelir İdaresi Başkanlığı'na ayrıca başvuru gerekir.
Engelliliğe Dayalı Fesih ve Dava Süreci
Engelli işçinin iş sözleşmesinin engelliliği gerekçe gösterilerek ya da makul uyumlaştırma yapılmaksızın "yetersiz performans" gerekçesiyle feshedilmesi geçersiz fesih sayılır. İşçinin başvurabileceği hukuki yollar:
- İşe iade davası: İşçi 30 işçi eşiğini aşan işyerinde 6 aylık kıdeme sahipse, feshin tebliğinden itibaren 1 ay içinde arabuluculuğa başvurup işe iadesini talep edebilir (bkz. işe iade davası 2026 rehberi),
- Ayrımcılık tazminatı: 4857 m. 5/6 uyarınca 4 aylık ücret tutarına kadar,
- Kıdem tazminatı: Haklı fesih veya işverenin geçersiz feshinde tam tutarda (bkz. kıdem tazminatı hesaplama 2026),
- İhbar tazminatı: Bildirim süresine uyulmadan yapılan fesihlerde,
- Manevi tazminat: Aşağılayıcı davranışlar ya da ayrımcılık beyanları varsa Türk Borçlar Kanunu m. 58 uyarınca.
Engelli işçi için işe iade davasında öngörülen boşta geçen süre ücreti en fazla 4 aya kadar; işe başlatmama tazminatı ise 4–8 aylık ücret tutarındadır. Mobbing ve psikolojik baskı eşlik ediyorsa mobbing ispatı rehberindeki delillendirme yöntemleri devreye girer.
Zorunlu arabuluculuk: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 uyarınca işe iade ve işçilik alacaklarında dava şartı olarak arabuluculuğa başvurmak gerekir; detay için zorunlu arabuluculuk rehberine bakınız.
Engelli işçinin kontenjan, makul uyumlaştırma, ayrımcılık tazminatı ve erken emeklilik gibi haklarını koruma altına almak için, Balgat Hukuk iletişim sayfası üzerinden büromuza ulaşabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Engelli işçi haftalık 45 saatten az çalıştırılmak zorunda mıdır?
Genel kural olarak hayır; engelli işçi de İş Kanunu m. 63 uyarınca haftalık 45 saatlik normal çalışma süresine tabidir. Ancak engellilik raporunda çalışma süresinin sınırlandırılması (örneğin günlük en fazla 6 saat) öngörülmüşse, işverenin bu sınıra uyması ve makul uyumlaştırma kapsamında çalışma saatlerini düzenlemesi zorunludur.
Engelli işçi gece vardiyasında çalıştırılabilir mi?
Genel kural çalıştırılabileceği yönündedir; ancak sağlık kurulu raporunda gece çalışmasına engel bir durum belirtilmişse, işveren bu işçiyi gündüz vardiyasında değerlendirmek zorundadır. Aksi takdirde işçi 4857 m. 24/I-a uyarınca sağlık sebebine dayalı haklı fesih hakkını kullanabilir (bkz. haklı nedenle istifa rehberi).
Engelli işçi yıllık izninden farklı muamele görür mü?
Yıllık ücretli izin süreleri bakımından engelli işçi ile diğer işçiler arasında 4857 m. 53'te bir fark yoktur; aynı kıdem süresine göre 14, 20 veya 26 günlük izin uygulanır. Ancak engelliliğin niteliğine göre işçiye yıllık izninin bir kısmını sağlık kontrolleri için bölünmüş kullanma talebi makul uyumlaştırma kapsamında değerlendirilmeli ve karşılanmalıdır.
Engelli işçi kontenjan kapsamında çalışırken hangi hakları korunur?
Kontenjan kapsamında çalışan engelli işçi diğer işçilerle aynı sosyal ve mali haklara sahiptir: asgari ücret üstü ücret pazarlığı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ikramiye, sosyal yardım, kıdem ve ihbar tazminatı. Kontenjan, işverene ek bir maliyet düşürme aracı değil, istihdam yükümlülüğüdür.
Çalışırken sonradan engelli olan işçinin durumu ne olur?
İş kazası ya da meslek hastalığı sonucu engelli olan işçinin meslek ve uzmanlığına göre daha hafif işlerde çalıştırılması, ücreti azaltılmaksızın işveren tarafından sağlanmalıdır. İşveren bu uyarlamayı yapmazsa, işçi hem haklı fesih hem de iş kazasından doğan tazminat davası haklarını birlikte kullanabilir.
Engelli işçi kotasına dahil eski hükümlü hangi koşulları taşır?
Eski hükümlü; bir yıldan daha uzun süreli bir suçtan veya devlet memuru olmaya engel bir suçtan mahkûm edilenlerin cezasını çekmiş veya askerlik ödevini bitirmiş kişileri ifade eder. Bu kişiler kontenjana yalnızca kamu işyerlerinde dahildir; özel sektörde eski hükümlü kontenjanı zorunluluğu yoktur ancak teşvik kapsamına dahil edilebilir.
İşveren kontenjanı doldurmamak için sözleşmeli işçi gösterebilir mi?
Hayır. Hile yoluyla kontenjandan kaçınma (ör. taşeron firmaya işçi devri, fiktif ayrılma) hem İŞKUR denetimlerinde tespit edildiğinde idari para cezasıyla sonuçlanır hem de Yargıtay tarafından muvazaa sayılarak gerçek işveren-işçi ilişkisi yeniden tesis edilir.